Olağanüstü gerçekçi vektör çalışmaları

Sizce bunlar çekilmiş resimler mi? O halde daha ayrıntılı bakın… Bunlar usta ellerden çıkmış illatration çalışmaları

Highside

Aaron Anderson

Eby Paidrick

Halim Ghodbane

Yukio Miyamoto

I-evermind

Pentoolart

Oleg Rogoznev

Pisan Kaewma

Henke Svensson

GMail Labs’dan GMail’e yeni özellikler

Daha önce burada da konu edildiği gibi, Google GMail ürünü için bazı yenilikler ve eklemeler üzerinde çalışmaya başladığı GMail Labs‘ı Haziran 2008′de devreye almıştı.

bu çalışmaların ilk meyvesi olan yenilikleri burada bulabilirsiniz.

gmail blog‘da 9 eylül’de yer alan habere göre, bu GMail özelliklere 3 yenisini eklemiş.

bu yenilikler için GMail Labs ekibi kullanıcı görüş ve isteklerini ve ekibin kendi fikirlerini değerlendirmekteymiş.

yeni özellikler gmail etiketleri ile ilgili

GMail‘de etiketleri etkin olarak kullanıyorsanız bu yeni özellikler tam size göre. işte bu yenilikler:

  • kişiselleştirilebilir etiket rengi
  • her etiket için klavye kısayolu
  • sürükle bırak navbar

    etiket renklerini kişiselleştirin

    \

    gmail halihazırda etiketler için hazır 24 renkten birini seçmemize izin veriyor. bu yeni eklenti ile her etikete istediğimiz rengi vermemiz mümkün. bununla birlikte bu yeni özellik ile etiket metni için de renk seçme şansımız var.

    etiket klavye kısayolu

    \

    GMail’de ‘etikete git klavye kısayollarını’ aktive ettiyseniz, şimdi g ve l tuşlarına basarak etikete git penceresini açabilirsiniz. burada gitmek istediğiniz etiketi yazmaya başladığınızda gmail etikieti sizin için otomatik tamamlama özelliğiyle kolayca bulmanıza yardımcı oluyor.

    Navbar’da sürükle bırak

    Ben kendi hesabımda etkin olarak bu özelliği uygulyamadım; ancak bu yenilik ise Gmail’in solda yer alan navigasyion bar’ında yer alan ögelerin yeniden düzenlenmesine olanak sağlıyormuş.

    \

kaynak: gmailblog

Damlaların dilinden…

\

soğuk gecelerin sabahında havadaki su buharının yoğunlaşarak oluşturduğu çiy, damlalar halinde etrafa bir örtü gibi serilir.

\

ve burada da olduğu gibi her bir damlada cennetten bir manzara sunar bizlere. aynı yazar Henry Wadsworth Longfellow‘un da dediği gibi:

her yağmur ve çiy damlası, içlerinde tüm cenneti barındırır.

\

tüm fotoğraflara buradan ulaşabilirsiniz.

Hayatımın dönemeçleri…

Hayat ya bu; dönemeçleri de olucak, çıkmazları da olucak, kararsızlıkları da… Her yıl yaşatılan dönemeçlere bir yenileri eklenirken sebeplere bağlı olarak yaşamak ne imiş unutmaya başladım.

KPSS sınavından alınan hezimetin ardından iş hayatımdaki pürüzler beni bir boşluğa itmiş gibi görünüyor.

Bir batalıkmış hayat. Çırpınıyorsun fakat battıkça batıyorsun.

Öylece kendini bıraksan da olmaz, çırpınsan da…

Ergenekon iddianamesinin tam metni!

Ergenekon operasyonunda iddianame kabul edildi. Ve basına sızdı. İddianamede neler var neler? İşte tam metni…

Ergenekon Soruşturması’nda Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz’ün hazırladığı iddianameyi İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi kabul etti.

İşte kabul edilen iddianamenin tam metni…

1-400 sayfa aralığı
401-800 sayfa aralığı
801-1200 sayfa aralığı
1201-1600 sayfa aralığı
1601-2000 sayfa aralığı
2001-2400 sayfa aralığı
2401-2455 sayfa aralığı

Ortak Akıl Hareketi | Egemenlik Milletin…

çarşıda dolaşırken parkta gezinirken ya da bir yerlere uğrarken bakarsınız ströerlere ve bu afişi görürsünüz her 70 milyon gibi… “Kayıt yok! Şart yok! Egemenlik Milletin!”

ortak akıl hareketi

ortak akıl hareketi

Bu afişi demokrasiye inanadı da inanmayanı da görüyor aslında. Ama bu hareketi başlatanlar biliyor ki zaten bu tür anti demokratik girişimler Millete Rağmen! gerçekleşiyor. Milletin istekleri onlar için önemli değildir…

Kendi düşünceleri şudur ” Millet bir koyundur, biz ise çoban! hangi çoban koyunlarının keyfine göre hareket etmiştir ki biz koyunların isteğine bırakalım bazı şeyleri…”

herşeye rağmen dilerim bu hareket sonuç verir bu muvaffak olurlar…

Allah bizleri efendimiz vesilesiyle demokrasiyle tanıştırdı ve yine O’nun [s.a.v] yüzü suyu hürmetine bizi demokrasisiz bırakmasın…

Bilinmezim…

Bilinmezim …
bir kuytuda yalnızım yalnız başıma…
Çaresizim …
Bir bilinmezin en bilinmez halinde…
Hayatın denkleminde bilinmezlerle dolu bir boyutta sana meçhul bakışlar bırakacağım……
Sessiz çığlığımı duyacaksın ardından o bilinmezler diyarından…Kulağın olmadık, alışılmadık bir iniltiyle çınlayacak belki…

Bil ki bu yaktığın biçare bedenimin acı feryadı olacaktır…

Neredesin? | Ahmet Kudsi Tecer

neredesin- ahmet kudsi tecer

Geceleyin bir ses böler uykumu,
İçim ürpermeyle dolar; -Nerdesin?
Arıyorum yıllar var ki ben onu,
Aşıkıyım beni çağıran bu sesin.

Gün olur sürüyüp beni derbeder,
Bu ses rüzgarlara karışır gider.
Gün olur peşimden yürür beraber,
Ansızın haykırır bana:Nerdesin?

Bütün sevgileri atıp içimden,
Varlığımı yanlız ona verdim ben.
Elverir ki bir gün bana derinden,
Ta derinden bir gün bana; -Gel desin.

Beklerim…

beklerim

Ah gözbebeğim
İnan bana, seni beklerim.
Dağlar yıkılır, kesilir ırmaklar
Suya doymaz denizler gibi seni beklerim.
Güneş çıkamayacaksa da bir gün dağların arkasından,
Olsun, her sabah erkenden seni beklerim.
Damla damla Yakup düşer gözlerimden,
Kenan ili gibi seni beklerim.
Âherli kağıtlara siler siler yazarım adını
Tadımı bulamamışım seni beklerim.

Beklerim,
Yeter ki kalbinin ateşi soğumasın
balkanlarımdan eserken rüzgarlarım.
Yeter ki gevşemesin ellerin
yangınını sende körüklerken ellerim.
Yeter ki susmasın kısık sesli şarkıların
eşlik ederken nefesine nefesim.
Yeter ki kopmasın aşk hevengim
Kalbine tutunmuşken beklemelerim

Ah çiçeğim
İnan bana, seni beklerim.
Seni anlatan kitaplar ararım başucumda
Satırbaşları gibi seni beklerim.
Gecenin boynunda bir mücevherdir ay
Kollarımı açar, seni beklerim.
Tuzlu sularda taş sektirir gözyaşlarım
Yaz ortasında yağan yağmurlar gibi seni beklerim.
Müebbet ilacımsın, kırılmış kalem
Aleme haber salmışım, seni beklerim.

Beklerim,
Yeter ki kapanmasın göz kapakların
akarken içine ırmaklarım.
Yeter ki yüzüme dökülmesin yüzün
çiçeklendikçe umutlarım.
Yeter ki kalbinin ateşi soğumasın
balkanlarımdan eserken rüzgarlarım.
Yeter ki kopmasın aşk hevengim
kalbine tutunmuşken beklemelerim.

Ah…
Seni beklerim
Ah…
Hadi,
Gel!

……
Ve bir ömür sürse de bu beklemelerim
İsyan etmem hiçbir an!
Seni sever ve yalnız seni beklerim
Olur da fayda vermezse kahrolası şiirlerim,
Sonsuza dek geri dönmemecesine çeker giderim
Ama bil ki herşeyim;
Arar dururum seni beşinci mevsiminde dünyanın
Çıkmaz aylarda buluşur ,rüyalarda cemalin seyreylerim
Uzaktan da olsa değer ellerine ellerim
Ölüyü Bekleyen Mezar Gibi Seni Beklerim…

Çiçek ile Suyun Hikayesi

çiçek ile suyun hikayesi

Günün birinde bir çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar.
İlk önceleri güzel bir arkadaşlık olarak devam eder
birliktelikleri, tabii zaman lâzımdır birbirlerini tanımak için.
Gel zaman, git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki, mutluluktan
içi içine sığmaz artık ve anlar ki, suya aşık olmuştur.
İlk kez aşık olan çiçek, etrafa kokular saçar,
“Sırf senin hatırın için ey su” diye…
Öyle zaman gelir ki, artık su da içinde çiçeğe karşı
bir şeyler hissetmeye başlamıştır. Zanneder ki,
çiçeğe aşıktır ama su da ilk defa aşık oluyordur.
Günler ve aylar birbirini kovalar ve çiçek acaba
“Su beni seviyor mu?” diye düşünmeye başlar.
Çünkü su, pek ilgilenmez çiçekle… Halbuki çiçek,
alışkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz.
Çiçek, suya “Seni seviyorum der. Su, “Ben de seni
seviyorum” der. Aradan zaman geçer ve çiçek
yine “Seni seviyorum” der. Su, yine “Ben de” der.
Çiçek, sabırlıdır. Bekler, bekler, bekler…
Artık öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz
etrafa ve son kez suya “Seni seviyorum.” der.
Su da ona “Söyledim ya ben de seni seviyorum.” der
ve gün gelir çiçek yataklara düşer. Hastalanmıştır çiçek
artık. Rengi solmuş, çehresi sararmıştır çiçeğin.
Yataklardadır artık çiçek. Su da başında bekler
çiçeğin, yardımcı olmak için sevdiğine…
Bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez zorlukla
başını döndürerek çiçek, suya der ki; “Seni ben,
gerçekten seviyorum.” Çok hüzünlenir su bu durum
karşısında ve son çare olarak bir doktor çağırır
nedir sorun diye…Doktor gelir ve muayene eder
çiçeği. Sonra şöyle der doktor: “Hastanın durumu
ümitsiz artık elimizden bir şey gelmez.”
Su, merak eder, sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık
nedir diye ve sorar doktora. Doktor, şöyle bir
bakar suya ve der ki: “Çiçeğin bir hastalığı yok dostum…
Bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için” der.
Ve anlamıştır artık su, sevgiliye sadece
“Seni seviyorum” demek yetmemektedir…

Previous Older Entries

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.